Gözden kaçırmayın
Powell: Fed'in Bağımsızlığı ABD Ekonomisi İçin Kritik ÖnemdeTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ekonomistleri tarafından hazırlanan "Ramazan ve Gıda Fiyatları: Mikro Verilerden Yeni Kanıtlar" başlıklı çalışma, Ramazan ayının gıda enflasyonu üzerindeki etkisini mercek altına aldı. Araştırma, bu dönemdeki fiyat artışlarının sadece geçici bir mevsimsel dalgalanma olmadığını, gıda fiyatları için "öngörülebilir bir dönemsel risk unsuru" olarak öne çıktığını saptadı.
Raporun en dikkat çekici bulgusu, Ramazan kaynaklı talep şokuyla yükselen fiyatların bayram sonrasında da düşmemesi. TCMB, bu durumu "aşağı yönlü nominal fiyat katılığı" olarak tanımlıyor. Yani fiyatlar bir kez arttığında, talep normalleşse bile eski seviyelerine geri dönmüyor.
İşlenmemiş Gıdada Fiyat Baskısı Daha Yüksek
Mikro düzeydeki verilere göre, fiyat artışlarının yoğunlaştığı ana kalem işlenmemiş gıda grubu oluyor. Et, sebze ve meyve gibi kısa raf ömrüne sahip ve arz esnekliği düşük ürünler, talep artışlarına daha hızlı yanıt veriyor.
İşlenmemiş gıda fiyatlarındaki değişim oranları şu şekilde gerçekleşiyor:
Ramazan öncesi hazırlık döneminde ortalama yüzde 2,5 artış gözlemlenirken, Ramazan ayı boyunca bu oran hızlanarak ortalama yüzde 5,9 seviyesine çıkıyor. İşlenmiş gıdalarda ise perakendecilerin yoğun promosyon faaliyetleri ve rekabet nedeniyle fiyat artışları daha sınırlı kalıyor, hatta bazı dönemlerde hafif negatif seyrediyor.
Ürün Bazında Et ve Sebze Öne Çıkıyor
Ürün bazlı incelemede Ramazan ayının etkisini en çok hissettiren kalemler arasında dana eti yer alıyor. Ramazan öncesi, sırası ve sonrasında istatistiksel olarak dana eti fiyatları anlamlı ve güçlü bir artış sergiliyor. Tavuk etinde de Ramazan boyunca keskin bir fiyat sıçraması yaşanıyor.
Taze sebzeler ise özellikle Ramazan sonrasında ivme kazanarak en yüksek fiyat artış oranlarına ulaşıyor. Bu durum, tedarik zincirindeki esneklik eksikliği ve mevsimsel geçişlerle ilişkilendiriliyor.
Market Türüne Göre Fiyat Farklılaşıyor
TCMB araştırması, tüketicilerin alışveriş yaptığı market türüne göre fiyat değişimlerinin ciddi farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor. İndirim marketleri ve zincir marketler, Ramazan etkisini fiyatlara yerel marketlere göre daha hızlı ve kalıcı şekilde yansıtıyor.
Ramazan öncesinden ilk 15 güne kadar olan süreçte: İşlenmemiş gıda fiyatları indirim marketlerinde yüzde 12,8 artarken, yerel marketlerdeki artış yüzde 10,5 ile daha sınırlı kalıyor. Kaynak verilerde yerel marketlerde yüzde artışın yüzde 22,2 olarak gözlemlendiği bilgisi de raporda yer alıyor.
Ramazan sonrası dönemde ise tablo değişiyor: Fiyat artışları indirim marketlerinde yüzde 23,3'e, zincir marketlerde ise yüzde 24,6'ya kadar ulaşıyor. Yerel marketlerde ise bu oran yüzde 13,5 seviyesinde gerçekleşiyor. TCMB'ye göre bunun arkasında merkezi satın alma sistemleri, eş zamanlı fiyatlama davranışı ve organize perakende yapısının etkisi bulunuyor. Yerel marketlerde ise daha esnek tedarik yapısı nedeniyle fiyat geçişleri daha sınırlı kalıyor.
Organize Perakendenin Pazar Payı Kritik
Raporda dikkat çeken bir başka vurgu, Türkiye'de organize perakendenin ulaştığı büyüklük oldu. Rekabet Kurumu verilerine atıf yapılan çalışmada, zincir ve indirim marketlerinin hızlı tüketim ürünleri pazarındaki payının yaklaşık yüzde 77'ye ulaştığı belirtiliyor. Bu yoğunlaşma, fiyat belirleme mekanizmaları üzerinde etkili oluyor.
Enflasyon Sepetinde Gıdanın Yeri
TCMB'ye göre Türkiye açısından gıda fiyatları kritik öneme sahip. Çünkü gıda ve alkolsüz içecekler grubu, TÜFE sepetinin yaklaşık yüzde 25'ini oluşturuyor. Üstelik restoran ve yemek hizmetleri gibi "ev dışı tüketim" kalemleri de hesaba katıldığında Ramazan'ın enflasyon üzerindeki dolaylı etkisi daha da büyüyor.
Araştırmada 2003-2025 dönemine ait TÜİK verileri ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın günlük fiyat verileri birlikte analiz edildi. Gelir düzeyine göre yapılan analizde, 81 ilin tamamında Ramazan etkisi hissedilse de yüksek gelirli illerde fiyatların Ramazan sonrası daha yüksek ve kalıcı kaldığı görüldü. Bu durum, bu bölgelerdeki organize perakende yapısının güçlü olmasına ve talebin esnek olmamasına bağlanıyor.
Editör Yorumu
TCMB'nin bu kapsamlı analizi, enflasyonla mücadelede sadece para politikasının değil, piyasa yapısının da ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor. Organize perakendenin pazar payının yüzde 77'lere ulaşması, fiyat oluşumunda rekabetten ziyade eş zamanlı fiyatlama davranışlarının etkili olabileceği riskini doğuruyor. Özellikle "aşağı yönlü nominal fiyat katılığı" tespiti, Ramazan sonrası beklenen fiyat düşüşlerinin neden gerçekleşmediğinin yapısal açıklaması niteliğinde. Politika yapıcılar için bu rapor, gıda enflasyonunu sadece arz-talep dengesiyle değil, perakende piyasasının rekabet dinamikleriyle de okumaları gerektiğine dair güçlü bir veri seti sunuyor.










Yorumlar
Yorum Yap